MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın, belediye başkanı olan katılan hakkında aynı mahiyetteki benzer iddialara ilişkin olarak verilen takipsizlik kararlarına rağmen defalarca yeniden şikayet dilekçesi vermek suretiyle gerçekleşen eyleminin, Anayasal şikayet hakkının kullanılması niteliğinde olduğundan, TCK’nın 123. maddesinde belirtilen hukuka aykırı bir davranış olarak değerlendirilemeyeceği ve bu itibarla suçun öğelerinin oluşmadığı gözetilmeden kanuni olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de;
1- Sanığın değişik zamanlarda katılan hakkında idari ve adli mercilere şikayetlerde bulunma şeklindeki suça konu eylemlerinin, TCK'nın 123. maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun “ısrar” öğesini oluşturması karşısında, TCK'nın 43/1. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
2- TCK'nın 62. maddesinde öngörülen "failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri" gibi hususlar değerlendirilmeden, sanık hakkında “sanık hakkında verilen cezada başkaca takdiri/kanuni arttırım/indirim uygulanmasına yer olmadığına” biçimindeki kanuni olmayan ve yetersiz gerekçe ile takdiri indirimin uygulanmaması,
3- 28/06/2014 tarihli 6545 sayılı Kanunun 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanunun 106/3 maddesi uyarınca, adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma kararı verilebilecek olması karşısında, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde para cezasının ödenmemesi halinde kalan cezanın hapse çevrileceğinin belirtilmesi,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ...’ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken aleyhe temyiz olmadığından, 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 30/10/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.