MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Göçmen kaçakçılığı
HÜKÜM : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, dosya kapsamından suç tarihinin 07/06/2005 olduğu anlaşılmakla gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 07/06/2005 yerine 07/06/2006 yazılmasının mahallinde düzeltilebilir maddi hata olduğu kabul edilerek, dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen göçmen kaçakçılığı eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağı ortadan kalkmış ve TCK'nın 53/l-(c) maddesindeki hak yoksunluğunun sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağı gözetilmemiş ise de, infaz aşamasında resen dikkate alınabileceğinden bu hususun bozmayı gerektirmediği,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
1- Mahkemece sanık ...'nın minibüs ile yabancı uyruklu şahısların yanına gelip konuşarak kişi başı 100 Amerikan doları karşılığında İstanbul'a götürmek için anlaştıklarının kabul edilmiş olması, diğer sanık Yasin Can hakkında Meriç Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2006/18 Esas 2007/15 karar sayılı ilamı ile beraat kararı verilmiş olması karşısında, suçta kullanılmayan ya da bizatihi suç teşkil etmeyen sanık ...'da ele geçen cep telefonunun iadesi yerine müsaderesine karar verilmesi,
2- Sanık hakkında bozma öncesi verilen hükmün lehe temyiz edildiği ve bu hükümde sanığın 1 yıl 15 gün hapis ve 4.160 TL adli para cezası ile cezalandırıldığı ve sanığın cezasının TCK’nın 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmediği gözetilmeden, incelemeye konu ikinci hükümde önceki kararla ilgili aleyhe bozma yasağına aykırı olarak, 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 15.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sanığın cezasının TCK’nın 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi
3- 6545 sayılı Kanunun 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanunun 106/3 maddesi uyarınca hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu husus, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası “TCK'nın 54. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın hükümden çıkartılıp yerine 'Adli emanetin 2005/199 sırasında kayıtlı bulunan suçta kullanılmayan ya da bizatihi suç teşkil etmeyen cep telefonunun sanık ...'ya iadesine' ibaresinin eklenmesi; CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca aleyhe bozma yasağı gözetilerek verilen sonuç cezanın 1 yıl 15 gün hapis ve 4.160 TL adli para cezası olarak belirlenmesi; tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin kısmın ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına ilişkin kısmın hükümden çıkartılması” suretiyle tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10/10/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy