MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : İnsan ticareti, fuhuş, suç işlemek için örgüt kurma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre, duruşmalı temyiz isteminin 1 haftalık yasal süresinde yapılmadığı anlaşılmakla, sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin CMUK’nın 318. maddesi uyarınca REDDİNE karar verilerek dosya görüşüldü.
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A) Sanık ...'a yükletilen fuhuş ve suç işlemek için örgüt kurma, sanık ...'e yükletilen suç işlemek için örgüt kurma eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağı ortadan kalkmış, TCK'nın 53/1-c maddesindeki hak yoksunluklarından, kendi alt soyu yönünden koşullu salıverme tarihine, kendi alt soyu dışındakiler bakımından ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi yerine, (c) bendindeki tüm haklardan koşullu salıverme tarihine kadar yoksunluğuna karar verilmiş ise de, bu hususların infaz sırasında resen gözetilebileceği,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz iddiaları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık ...'ın, cebir veya tehdit kullanarak, hile ile ya da çaresizliklerinden faydalanarak mağduru fuhuşa sevkettiğine dair delil elde edilemediği gibi, çaresizlikten söz edebilmek için kişinin muhtaç durumda bulunması, bu muhtaç halin yarattığı sonuçtan yararlanılarak sömürülmesinin gerektiği, TCK'nın 227/4.maddesinde belirtilen çaresizlik halinde, hayatını devam ettirmek, bir yerde kalmak veya gitmek gibi konularda yapacak bir şeyi olmayan kimsenin durumunu anlamak gerekli olup, bu nitelikli halin varlığının kabulü için, mağdurun üstesinden gelemeyeceği bir çaresizlik ortamında bulunması gerektiği cihetle; mağdurun ülkesinde yaşadığı ekonomik güçlükler nedeniyle Türkiye'ye gelerek para kazanmak amacıyla rıza ile fuhuşa yönelmesinde sanığın, mağdurun çaresizliklerinden yararlanmasından söz edilemeyeceği de gözetilmeden anılan fıkra ile arttırım yapılmak suretiyle fuhuş suçunda sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesi,
Sanıklar ... ile ...'in, tekerrüre esas sabıkaları bulunmadığı halde sanıklar hakkında TCK'nın 58. maddesinin uygulanması,
Kanuna aykırı ve O Yer Cumhuriyet Savcısı ile sanıklar ... ile ... müdafilerinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye uygun olarak, sanık ... hakkında “fuhuş” suçundan kurulan hüküm fıkrasından, “TCK'nın 227/4. maddesinin uygulanması ile tekerrüre ilişkin kısmın”, sanıklar ... ile ... hakkında “suç işlemek için örgüt kurma” suçundan kurulan hüküm fıkralarından “tekerrüre ilişkin kısımların” çıkarılmak ve sanık ...'ın “fuhuş” suçundan, “2 yıl 6 ay hapis ve 6.000 TL adli para cezası ile cezalandırılması biçiminde HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B) Sanıklar ... ile ... hakkında insan ticareti suçundan kurulan hükümlerin temyizine gelince;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-TCK'nın 80/1. maddesinde düzenlenen suçta, “zorla çalıştırmak, hizmet ettirmek, fuhuş yaptırmak veya esarete tabi kılmak ya da vücut organlarının verilmesini sağlamak” olarak belirlenen amaç suçları işlemek maksadıyla, “tehdit, baskı, cebir veya şiddet uygulamak, nüfuzu kötüye kullanmak, kandırmak veya kişiler üzerindeki denetim olanaklarından veya çaresizliklerinden yararlanmak” şeklinde gerçekleştirilecek araç fiillerle rızaları elde edilen kişilerin “ülkeye sokulması, ülke dışına çıkarılması, tedarik edilmesi, kaçırılması, bir yerden başka bir yere götürülmesi veya sevk edilmesi ya da barındırılması” olarak somutlaşan seçimlik hareketlerden birinin bulunması zorunludur.
Dosya kapsamına göre, TCK'nın 80/3. maddesi kapsamında kalmayan ve rızalarıyla fuhuş yapan mağdurlara yönelik olarak sanıkların; tehdit, baskı, cebir veya şiddet uygulamak, nüfuzu kötüye kullanmak, kandırmak veya kişiler üzerindeki denetim olanaklarından veya çaresizliklerinden yaralanarak rızalarını elde etmek suretiyle fuhuş yaptırdıklarına dair mahkumiyetlerine yeterli, kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gibi anılan maddede belirtilen çaresizlik halinde, yeme içme, barınma ve seyahat gibi hayatın devam ettirilmesinde varlığı zorunlu olan konularda yapacak bir şeyi olmayan kimsenin durumunu anlamak gerekli olup, bu nitelikli halin varlığını kabul için, mağdurun üstesinden gelemeyeceği bir çaresizlik ortamında bulunması ve muhtaçlık halinin oluşturduğu bu durumdan yararlanılarak sömürülmesinin gerektiği, mağdurların ülkelerindeki ekonomik zorluklar nedeniyle Türkiye'ye gelerek, para kazanmak amacıyla rızalarıyla fuhuşa yönelmelerinde sanıkların, mağdurların çaresizliklerinden yararlanarak rızalarını elde etmelerinden söz edilemeyeceği hususu dikkate alındığında, unsurları oluşmayan suçtan sankların mahkumiyetine karar verilmesi,
2-Kabule göre de;
a)İnsan ticareti suçunun, mağdur sayısınca oluşacağı hususu düşünülmeden, sanık ... hakkında TCK'nın 80/1 ve 43/2. maddeleri gereğince uygulama yapılarak ve ayrıca bu maddeler uyarınca belirlenen 15 yıl hapis cezasında aynı Kanunun 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak netice hapis cezasının 12 yıl olarak tayin edilmesi suretiyle eksik cezaya hükmolunması,
b)TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağı ortadan kalkması, TCK'nın 53/1-c maddesindeki hak yoksunluklarından, kendi alt soyu yönünden koşullu salıverme tarihine, kendi alt soyu dışındakiler bakımından ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi yerine, (c) bendindeki tüm haklardan koşullu salıverme tarihine kadar yoksunluğuna karar verilmesi,
c)Tekerrüre esas sabıkası bulunmayan sanık hakkında TCK'nın 58. maddesinin uygulanması,
Kanuna aykırı ve sanıklar ... ile ... müdafilerinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamaye uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca sanık ...'in kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine 06.12.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy