MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın üzerine atılı görevi yaptırmamak için direnme suçunu kabul etmediği, dosyada mevcut görüntü kayıtları incelendiğinde, polisler ile işçiler arasında arbede çıktığı, bu arbede sırasında sanığın bir eyleminin olup olmadığının görülemediği, arbede sonrasında ise sanığın işçilerin polis memurlarına yaklaşmasını engellemeye çalıştığının görülmesi karşısında, olay yerinde görevli polis memurları ile sanık müdafinin bildirdiği tanıklar da dinlenilmeden, görevi yaptırmamak için direnme suçunun cebir veya tehdit unsurunun ne şekilde gerçekleştiği ve sanığın polislere nasıl direndiği CMK'nın 230/1, b-c maddesine uygun şekilde kanıtlara dayalı olarak açıklanmadan yetersiz gerekçeyle yüklenen suçun oluştuğu kabul edilerek mahkumiyet kararı verilmesi,
2- Suça konu mahalde görev yapan polis memurlarının görev belgelerinin getirtilmemesi,
3- Kabule göre de;
Sanığın birden fazla kamu görevlisine karşı görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediğinin kabul edilmesi karşısında, verilen cezanın 5237 sayılı TCK'nın 43/2. maddesi gereğince artırıma tabi tutulmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken aleyhe temyiz olmadığından, 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 26.09.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy