Hakaret ve tehdit suçlarından sanık ...’nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/1 ve 62. maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün ve 1 ay 3 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 58. maddesine gereğince cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair .... Asliye Ceza Mahkemesinin 02/04/2015 tarihli ve 2014/42 esas, 2015/66 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30/09/2016 gün ve 359627 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında; “Sanığın tekerrüre esas alınan ....Sulh Ceza Mahkemesinin 25/06/2008 tarihli ve 2008/15-89 sayılı kararına konu 1860 ve 500 Türk Lirası adlî para cezalarının, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu 305/1-son maddesi uyarınca kesin olması karşısında, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
Hukuksal Değerlendirme:
5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 8. maddesinin 1. fıkrasında, "Bölge adliye mahkemelerinin, 26.9.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2. maddesi uyarınca Resmi Gazetede ilan edilecek göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 322. maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ila 326. maddeleri uygulanır." hükmüne yer verildiği,
14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Yasanın 23. maddesi ile CMK'nın 272. maddesinin 3. fıkrasının (a) bendinde “hapis cezasından çevrilen adlî para cezaları hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen 3.000 Türk Lirası dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerine karşı istinaf yasa yoluna başvurulamayacağı” şeklinde değişiklik yapılmış ve 6217 sayılı Yasanın 26. maddesi ile de 5320 sayılı Ceza Yargılaması Yasasının Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Yasaya “bölge adliye mahkemeleri faaliyete geçinceye kadar hapis cezasından çevrilenler hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen üçbin Türk Lirası dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerine karşı temyiz yoluna başvurulamaz” şeklinde geçici 2. madde eklenmiştir.
5219 sayılı Kanun ile değişik 1412 sayılı CMUK'nın 305/3 maddesin de, “Bu Kanun ile sair kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümler, Temyiz olunamaz.”; aynı kanun maddesinin son fıkrasında ise, "Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz. Ancak haklarında 343. madde hükümleri dairesinde Yargıtay'a başvurulabilir." hükümleri yer almaktadır.
İncelenen dosyada, 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesi uyarınca tekerrüre esas alınan ilamın, .... Sulh Ceza Mahkemesinin 25/06/2008 tarihli ve 2008/15-89 sayılı kararıyla, sanığa hakaret ve tehdit suçlarından doğrudan adli para cezası olarak verilen ve verildiği tarih itibariyle kesin olan 1860 ve 500 Türk Lirası adli para cezalarına ilişkin olduğu görülmektedir.
Söz konusu mahkumiyetlerin, hüküm tarihi itibariyle doğrudan adli para cezası olarak verilen ve 3.000 TL'yi aşmayan kesin nitelikteki adli para cezalarına ilişkin olması nedeniyle, koşulları oluşmadığı halde sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi hukuka aykırıdır.
Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
1- Hakaret ve tehdit suçlarından sanık ...’nin hakkında, .... Asliye Ceza Mahkemesinin 02/04/2015 tarihli ve 2014/42 esas, 2015/66 sayılı kararının, CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2- Karardaki hukuka aykırılık, hakaret ve tehdit suçlarından hüküm kurulurken hapis cezası seçilmesinin tek nedeninin sanığın mükerrir olması olmayışı gözönüne alınarak, aynı Kanun maddesinin 4/d fıkrası gereğince Yargıtay tarafından giderilmesi gerektiğinden; hüküm fıkralarında yer alan tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin hükümlerden ÇIKARILMASINA, kararlardaki diğer hususların olduğu gibi bırakılmasına, 29.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy