KARAR
Konut dokunulmazlığını ihlal suçundan suça sürüklenen çocuk ...’ün, 5237 sayılı Kanun’un 116/4, 31/3, 62, 50/1-a ve 52. maddeleri gereğince 4000 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair, Altınekin Asliye Ceza (Kapatılan) Mahkemesinin 24/01/2008 tarihli ve 2007/31 esas, 2008/3 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, suça sürüklenen çocuğun deneme süresi içerisinde suç işlediğinden bahisle 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasına, 5237 sayılı Kanun’un 116/4, 31/3, 62. maddeleri gereğince 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının aynı Kanun’un 51.maddesi uyarınca ertelenmesine ilişkin, Konya 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/03/2014 tarihli, 2014/60 esas, 2014/259 sayılı kararının kesinleşmesi sonrasında, suça sürüklenen çocuğun deneme süresinde suç işlediğinden bahisle 6 ay 20 gün hapis cezasının aynen infazına dair aynı Mahkemenin 20/01/2016 tarihli ve 2014/60-259 sayılı ek kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28/09/2016 gün ve 349368 sayılı istem yazısıyla, Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi.
İstem yazısında; “Suçun işlendiği tarih itibariyle 18 yaşını tamamlamamış ve dosyada mevcut adli sicil kaydına göre suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin mahkumiyeti bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında verilen 6 ay 20 gün hapis cezasının kısa süreli olması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesindeki “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” hükmü uyarınca anılan maddenin 1. fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmiş bulunulmasında isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
Hukuksal Değerlendirme:
Uyuşmazlık konusunda bir karar vermeden önce, kanun yararına bozma istemine konu edilen hükümde belirlenen yeni bir hukuka aykırılık durumunun incelenmesi gerekmektedir.
Kanun yararına bozma konusu yapılan karar, sanık hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan erteli hapis cezasının aynen infazına dair Konya 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/01/2016 tarihli ve 2014/60-259 sayılı ek kararına ilişkindir.
Şu halde uyuşmazlık konusunda bir karar verilebilmesi için, öncelikle hatalı ceza hükümleri içeren ve suça sürüklenen çocuk hakkında erteli hapis cezasının verildiği Konya 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/03/2014 tarihli, 2014/60 esas, 2014/259 sayılı kararının kesinleşmiş nitelikteki kararının da kanun yararına bozma konusu yapılması gerekmektedir. Bu karar ortadan kaldırılmadan, ek kararın bozulması durumunda infazda tereddüt ve karışıklık doğabilecektir.
Yargıtay incelemesi sırasında saptanan yukarıda belirtilen yeni hukuka aykırılık nedeni, Kanun yararına bozma konusu yapılmadığından belirtilen Kanun yolunun niteliği gereği resen giderilemeyecektir. Y.C.G.K.'nun 17.7.2007 gün ve 2007/145-172 sayılı, 27.3.2007 gün ve 2007/73-76 sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere hükümdeki diğer yasaya aykırılıklar giderilmeden, uyuşmazlık konusunda karar verilmesi halinde, hukuka aykırılıkları giderme ve ülkede uygulama birliğini hukuka uygunlukla sağlama amacına hizmet için öngörülen "Kanun yararına bozma" kurumu, bünyesinde hukuka aykırılık taşıyan hükümleri onaylama sonucunu doğuracaktır. Bu nedenle kanun yararına bozma konusunun bu aşamada sonuçlandırılmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
IV- Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1) Kanun yararına bozma isteği hakkında bu aşamada bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA,
2) Konya 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/03/2014 tarihli, 2014/60 esas, 2014/259 sayılı kararında saptanan yeni hukuka aykırılık nedeni açısından, Kanun yararına bozma yoluna başvurulup başvurulmayacağının takdiri için, dosyanın Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMEK üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, bu hususun değerlendirilmesinden sonra, diğer kanun yararına bozma isteminin incelenmesine, 06/12/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy