Hakaret suçundan sanık ...’un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125/1 ve 52. maddeleri uyarınca 3.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/04/2016 tarihli ve 2015/1123 esas, 2016/282 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından yasa yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19/09/2016 gün ve 305907 sayılı istem yazısıyla dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında: “Dosya kapsamına göre, her ne kadar müşteki soruşturma aşamasında alınan ifadesinde, sanığın telefonda bizzat kendisine de hakaret ettiğini beyan etmiş ise de, iddianamede anlatılan olayın sanığın müştekiye gıyabında hakaret ettiği iddiasına ilişkin olduğu, müştekinin mahkemedeki ifadesinde de iddianameye konu olan sözlerin gıyabında söylendiğini beyan ettiği cihetle, yargılama konusu yapılan olayda sanığın müştekiye hakaret içeren sözleri müştekinin çalışanı olan tanık ....’e söylediği ve buna göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125/1. maddesinin son cümlesi uyarınca gıyapta hakaretin cezalandırılması için aranan en az üç kişiyle ihtilat şartının gerçekleşmediği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
Hukuksal Değerlendirme:
5237 sayılı TCK’nın “hakaret” başlıklı 125. maddesinde; “ Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilât ederek işlenmesi gerekir.” hükmü yer almaktadır.
Hakaret suçu mağdurun olmadığı veya mağdurun doğrudan vakıf olamayacağı bir şekilde işlendiğinde gıyapta hakaret suçu oluşmaktadır. Ancak gıyapta hakaret suçunun cezalandırılması için, failin mağdur dışında toplu veya dağınık en az üç kişiyle ihtilat ederek bu suçu işlemesi gerekmektedir. Suçun faili ihtilatı bilerek ve isteyerek gerçekleştirmelidir. İhtilat kişilerle birebir görüşerek gerçekleşebileceği gibi, üç veya daha fazla kişiye mektup göndermek, telefon etmek, SMS veya e-mail göndermek suretiyle de gerçekleştirilebilir.
İnceleme konusu somut olayda; sanık ...'un, müştekinin işyerini arayarak müştekiyi sorduğu, işyerinde olmaması üzerine tanık ....'ın da beyanından da anlaşılacağı üzere müştekiyi kastederek "şerefsizi gelip bütün mahalleye rezil edeceğim, parçalayacağım" şeklinde sözler sarfettiği ve ihtilat unsurunun oluştuğu gerekçesiyle mahkumiyetine karar verilmiştir.
İddia olunan bu sözler yalnız tanık .... tarafından duyulmuştur. Bu nedenle “fiilin en az üç kişiyle ihtilât ederek işlenmesi” unsuru da somut olayda gerçekleşmediğinden, gıyapta hakaret suçundan sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken, mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırıdır.
Sonuç ve Karar:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
1- Hakaret suçundan sanık ... hakkında, Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/04/2016 tarihli ve 2015/1123 esas, 2016/282 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2- Hükümdeki hukuka aykırılık sanığa verilen cezanın kaldırılmasını gerektirmekle, anılan yasa maddesinin 4-d fıkrası gereğince, sanığın hakaret suçundan BERAATİNE,
3- Hükmolunan cezanın çektirilmemesine, 29/11/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.