MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Hakaret, kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü.
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe içeriğine göre ve sanığın, katılana gönderdiği mesajlarda “kendisine kafayı taktığını belirterek onunla birlikte olmak istediğini, birlikte olmadığı taktirde ise numarasını çok sayıda kişiye dağıtacağını ifade etmesi” biçimindeki eylemlerinin ayrıca “şantaj ve cinsel taciz” suçlarını da oluşturma ihtimalinin varlığı ve bu suçlar nedeniyle açılmış bir kamu davasının bulunmaması karşısında, mahkemece zamanaşımı süresi içerisinde bu suçlarla ilgili olarak suç duyurusunda bulunabileceği değerlendirilerek, yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen hakaret ve kişilerin huzur ve sükununu bozma eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
TCK'nın 53/1-b maddesinin, Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağı ortadan kalkmış ise de, bu hususun infaz sırasında re'sen gözetilebileceği,
Anlaşıldığından, sanık ...’nin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 09/01/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.