MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Fuhuş
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre ve yapılan incelemede,
A- Sanığa yükletilen mağdur ... ’a karşı fuhuş eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu ögelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanığın değişik zamanlarda mağdurun birden fazla fuhuş yapmasına aracılık etmesine rağmen, TCK'nın 43/1. maddesi uygulanmamış ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
TCK’nın 53/1-b maddesinin Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E-2015/85 K. sayılı kararıyla iptal edilmesinin infaz aşamasında re’sen uygulanabileceği,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
Sanık hakkında tekerrüre esas alınan adli para cezasına ilişkin hükmün CMUK’nın 305. maddesine göre kesin nitelikte olması karşısında TCK'nın 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık ... müdafiinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye uygun olarak, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca, hükümden “TCK'nın 58. maddesinin uygulanmasına” ilişkin kısmın çıkarılması suretiyle HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B- Sanığa yükletilen mağdur ... ’e karşı fuhuş eyleminden kurulan hükmün temyizine gelince, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1- Sanığın suçlamayı kabul etmemesi, mağdur ... ’in sanığın kendisine fuhuş yaptırdığına dair beyanının olmaması, diğer mağdurların beyanlarında sanığın mağdur ...’e yönelik eylemlerinden bahsedilmemesi karşısında, sanığın hangi eylemleri sebebiyle mağdura yönelik bu suçun işlendiği kanaatine varıldığı Yargıtay denetimine imkan verecek şekilde irdelenmeden ve sanığın mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerin neler olduğu açıklanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de,
a) Sanık hakkında tekerrüre esas alınan adli para cezasına ilişkin hükmün CMUK’nın 305. maddesine göre kesin nitelikte olması karşısında TCK'nın 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
b) TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 16/01/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy