MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, tehdit
HÜKÜMLER : Hakaret suçundan 2 kez mahkumiyet, tehdit suçundan hüküm kurulmamış
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, dosya görüşüldü:
1-) Sanık hakkında katılan ...'a yönelik tehdit suçunu işlediği iddiası ile kamu davası açılmış ve Yerel Mahkemece tehdit suçu yönünden bir hüküm kurulmamış ise de, zamanaşımına kadar hüküm kurulabileceği anlaşıldığından, katılan ...'ın tehdit suçuna ilişkin temyiz davası isteği hakkında, tebliğnameye aykırı olarak, KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-) Hakaret suçundan kurulan hükümlerin temyizinde ise;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) Dosya kapsamından suç tarihinin 16.06.2013 olduğu anlaşılmakla, gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 07/05/2012 olarak hatalı yazılması,
2-) Sanığın facebook hesabından mağdur ...'ı kasdederek hakaret etmesi, daha sonra ise, kendi mesajına yorum yapan katılan ...'a önce facebook hesabından ve daha sonra telefonla mesaj atarak hakaret etmesi şeklinde gerçekleşen eylemlerinin aynı suç işleme kararıyla, birbirini takip eden söz ve davranışlarla gerçekleşmiş olması nazara alındığında, hukuken bir bütün halinde tek bir hakaret fiilini oluşturduğu anlaşılmakla, sanık hakkında verilecek cezanın TCK’nın 43/2. maddesi uyarınca arttırılması gerekirken, sanığın mağdura ve katılana yönelik eylemlerinin ayrı, bağımsız hakaret suçunu oluşturduğu kabul edilerek iki kez cezalandırılmasına karar verilmesi,
Kabule göre ise;
1-) TCK’da hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü hallerde öncelikle hapis ya da adli para cezasının neden seçildiği kanuni ve yeterli gerekçe gösterilerek açıklanmalı, daha sonra da alt ve üst sınırlar arasında kanuni ve yeterli gerekçe gösterilerek temel ceza belirlenmeli, TCK’nın 3. maddesinde yer alan “suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur” ilkesi de gözetilmelidir. Bu açıklamalar ışığında somut olayda, sanık hakkında yeterli gerekçe gösterilmeden seçimlik cezalarda temel ceza olarak hapis cezası tercih edilmesi,
2-) Adli sicil kaydı bulunmayan sanığın, 13.05.2014 tarihli duruşmada pişman olduğunu ve özür dilediğini beyan etmiş olması ve yargılama sürecindeki tutum ve davranışları olumlu değerlendirilerek hakkında TCK'nın 62. maddesi hükmü uyarınca cezalarında indirim yapılmış olmasına karşın, sanık hakkında “ suçun işlenmesinden sonra yargılama sürecinde gösterdiği davranışlar ve suçtan pişman olmadığı anlaşıldığından sanığın tekrar suç işlemiyeceği konusunda mahkemede yeterli kanaat oluşmadığından ve sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önüne alındığında yeniden suç işlemiyeceği hususunda mahkemeye yeterli kanaat gelmediğinden” şeklindeki gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve hapis cezalarının ertelenmesine karar verillerek çelişkiye yol açılması,
3-) TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Kanuna aykırı, sanık ......müdafii ve katılan ...'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 19/06/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy