MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği, suç tarihine göre;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Huzur ve sükun bozma suçunun, CMK'nın 253. maddesi uyarınca uzlaşmaya tabi suçlardan olması ve soruşturma aşamasında mağdura, sanığa yüklenen suç yerine, tehdit suçundan uzlaşma teklif edildiğinin anlaşılması karşısında, anılan Kanunun 253 ve 254. maddelerinde öngörüldüğü biçimde, yöntemine uygun olarak, yüklenen suçtan uzlaştırma girişiminde bulunulması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
2-Mağdurun 08/08/2013 tarihli ifadesinde, sanığın benzer eylemleri nedeniyle .... Emniyet Müdürlüğüne giderek şikayetçi olduğunu beyan ettiği, UYAP'tan yapılan sorgulamada, 13/06/2013 tarihinden önce mağduru aradığı ve tehdit içerikli mesajlar gönderdiği iddiasıyla sanık hakkında tehdit ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan dava açıldığının anlaşılması karşısında; temyiz konusu dava ile İstanbul (Kapatılan) Anadolu 9. Sulh Ceza Mahkemesinin 2014/190 sayılı dosyasındaki eylemlerinin tek suç olarak dikkate alınması gerektiği tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve sanık ...'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken aleyhe temyiz olmadığından, 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 24.01.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy