MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Sanığın, alacağı nedeniyle katılanı aradığı şeklindeki savunması ile; aramaların şikayetten önceki son iki aylık dönemde, katılan tarafından daha fazla sayıda yapıldığını ve karşılıklı olduğunu gösteren iletişimin tespiti kayıtları karşısında, sanığın kastının ne şekilde sırf huzur ve sükunu bozma saiki olarak kabul edildiği yöntemince açıklanmadan, yerinde olmayan gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,
2- Kabule göre de;
6352 sayılı Kanun'un 100. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 324/4. maddesinin "Devlete ait yargılama giderlerinin 21/07/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutarlardan az olması halinde, bu giderin Devlet Hazinesine yüklenmesine karar verilir." hükmü karşısında, 20 TL'den az olan 16 TL. yargılama giderinin Hazine üzerine bırakılması yerine sanıktan tahsiline karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık ...'in ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmekle, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 05/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy