MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, tehdit, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre ve O Yer Cumhuriyet Savcısının kasten yaralama ve hakaret suçlarına yönelik temyizinin aleyhe olmadığı belirlenerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, yapılan incelemede;
1- Sanığa yükletilen kasten yaralama ve hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Katılanın kamu görevlisi sayılıp sayılmayacağı hususu araştırılarak, sonucuna göre TCK’nın 125/3-a ve 86/3-c maddelerinin uygulanma olanağı değerlendirilmemiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Tekerrür hükümleri tatbik edilirken en ağır cezayı içeren hükümlülüğün yanı sıra, tekerrüre esas olmayan kesin nitelikteki ilamlar da kararda gösterilmiş ise de, bu hususun ve TCK’nın 53/1-b maddesine yönelik Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 E-2015/85 K. sayılı iptal kararının infaz aşamasında re’sen dikkate alınabileceği,
2- Tehdit suçundan verilen beraat kararının da usul ve yasaya uygun olduğu,
Anlaşıldığından, sanık ... ile O Yer Cumhuriyet Savcısının ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 21.03.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy