MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Göçmen kaçakçılığı, resmi belgede sahatecilik, suç işlemek amacıyla örgüt kurma
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre ve hükmolunan cezaların süreleri itibarıyla koşulları bulunmadığından sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin CMUK’nın 318. maddesi uyarınca REDDİNE karar verilerek, dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A-Sanıklar Edip Akçan, ..., ..., ..., ..., ... ile ... hakkında “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” suçundan kurulan hükümlerin temyizinde;
Sanıklara yükletilen suç işlemek amacıyla örgüt kurma eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, ..., ..., ..., ... ile sanıklar ..., ..., ... ile ... müdafilerinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
B-Sanıklar Edip Akçan, ..., ..., ..., ..., ..., Hamza Çoşkun ile ... hakkında “göçmen kaçakçılığı”, sanıklar ... ile ... hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçlarından kurulan hükümlerin temyizinde;
1-Sanık ...'ın, atılı suçlamayı reddederek kendisine ait sürücü belgesinin sanık ... tarafından ne şekilde temin edildiğini bilmediği yönündeki savunması, sanık ...'ın da, sanık ...'a ait sürücü belgesini aracında bulduğu, Selim Bulut isimli kişi aracılığıyla sürücü belgesine fotoğraf yapıştırdığı yönündeki savunması karşısında, sanık ...'ın, resmi belgede sahtecilik suçuna iştirak ettiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve cezalandırmaya yeterli delillerin neler olduğu açıklanmadan CMK'nın 230/1-b maddesine aykırı olarak mahkûmiyetine karar verilmesi,
2-Göçmen kaçakçılığı suçunda, göçmenler suçun mağduru olmayıp, suçun konusunu oluşturduğundan sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ile Hamza Çoşkun hakkında TCK'nın 43. maddesinin uygulanmasının mümkün olmaması,
3-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ile Hamza Çoşkun'un örgütsel faaliyet kapsamında göçmen kaçakçılığı eylemlerine iştirak etmiş olmaları nedeniyle, bu sanıklar hakkında her bir eylemlerinden dolayı ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
4-Sanık ...’ın, 10.10.2012 tarihinde kullandığı araçta 30 kaçak göçmenin ele geçirilmesi nedeniyle soruşturma dosyasının tefrik edilerek bu sanık hakkında Edremit 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/757 E. sayılı dosyası ile “göçmen kaçakçılığı” suçundan dava açıldığının ve aynı eylemin bu davaya da konu edildiğinin anlaşılması karşısında, Edremit 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/757 E. sayılı dava dosyasının incelenerek dosyada karar verilip verilmediğinin tespit edilmesi, karar verilmesi halinde dosyanın tasdikli bir suretinin dosya arasına alınması, dosyanın derdest olması halinde ise birleştirme kararı verilerek oluşacak duruma göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi zorunluluğu,
5-Sanık ... hakkında göçmen kaçakçılığı suçundan kurulan hükümde, adli sicil kaydında yer alan en ağır cezayı içeren ilam yerine daha az cezayı içeren ilamın, suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçundan kurulan hükümde ise, adli sicil kaydında bulunmayan Akçadağ Sulh Ceza Mahkemesinin 2008/33-2010/21 E-K sayılı ilamının tekerrüre esas alınması,
6-TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkması, TCK'nın 53/1-c maddesindeki hak yoksunluklarından, kendi alt soyu yönünden koşullu salıverme tarihine, kendi alt soyu dışındakiler bakımından ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi yerine, (c) bendindeki tüm haklardan koşullu salıverme tarihine kadar yoksunluğuna karar verilmesi,
7-Kabule göre de;
Resmi belgede sahtecilik suçuna konu sürücü belgesinin sahte oluşturulduğunun anlaşılması karşısında, belgede sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdir ve tayini mahkemeye ait olup, tamamen sahte olarak oluşturulduğu belirlenen suça konu belgenin getirtilip incelenmek suretiyle özellikleri duruşma tutanağına yazıldıktan ve denetime olanak verecek şekilde dosyada bulundurulduktan sonra aldatma yeteneğinin ne şekilde gerçekleştiği gerekçeli kararda tartışılarak sonucuna göre sanıklar ... ile ...'ın hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanıklar ..., ..., ..., ..., sanıklar ..., ..., ..., ... ile Hamza Çoşkun müdafilerinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye kısmen uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca sanıkların kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 20/09/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.