MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesine göre, tebligatın bilinen en son adrese yapılması gerektiği, tebligat yapılamaması halinde, adrese daha önce tebligat yapılmamış ise Tebligat Kanunu’nun 21, daha önce tebligat yapılmış ise 35. maddeye göre tebligat yapılması gerektiği, sanık ...'ye anılan kanuni düzenlemelere uyulmadan daha önce tebligat yapılmamış adresine Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre gerekçeli kararın tebliğ edildiği, yapılan tebligatın geçerli olmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin kabulüne, temyiz isteminin reddine dair verilen Yerel Mahkemenin ek kararının kaldırılmasına karar verilerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) Dosya kapsamından sanık hakkında katılana yönelik hakaret suçundan Bakırköy 49. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/491 Esas sayılı dosyasında yargılama yapıldığı anlaşılmakla, anılan dava dosyasının akıbeti araştırılarak aynı olaya ilişkin olup olmadığının belirlenmesi bakımından dosyanın aslı ya da onaylı sureti getirtilip incelendikten sonra, mükerrer cezalandırılmanın önlenmesi amacıyla, gerekirse açılmış olan davaların birleştirilmesi, sonuçlanmışsa bu dosya içine konularak delillerin birlikte değerlendirilmesi ve sanığın hukuki durumunun buna göre tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı biçimde hüküm kurulması,
2-) Sanığın savunmasında dolandırıcılık ve zimmet suçlarından katılandan şikayetçi olduğunu ve bu hususta Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2014/53538 numaralı soruşturma dosyasının bulunduğunu belirtmesi karşında, bu dosyanın akıbeti araştırılarak, sonucuna göre TCK’nın 129. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Kabule göre ise;
1-) TCK’da hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü hallerde, TCK'nın 61. maddesinde öngörülen ölçütlere göre somut olay irdelenip, anılan Kanunun 3. maddesindeki fiille orantılı ceza verilmesi ilkesi de gözetilerek, öncelikle seçenekli yaptırımlardan hangisinin seçildiğinin gösterilmesi, sonrasında da alt ve üst sınırlar arasında temel cezanın belirlenmesi gerekir. Adli sicil kaydına göre mükerrir olmayan sanık hakkında yeterli gerekçe gösterilmeden temel ceza olarak hapis cezası tercih edilmesi,
2-) Seçimlik ceza öngören suçlarda hapis cezasının tercih edilmesi halinde bu cezanın ancak adli para cezası dışındaki diğer seçenek yaptırımlara çevrilebileceği gözetilmeyerek, TCK'nın 50/2. maddesine aykırı davranılması,
3-) Sanık tarafından katılana yönelik olarak gerçekleştirilen hakaret eylemlerinde aleniyet unsurunun ne şekilde oluştuğu açıklanıp tartışılmadan, yetersiz gerekçe ile TCK'nın 125/4. maddesinin uygulanması,
Kanuna aykırı, sanık ...'nin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 04/07/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy