MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, sanığın 18/03/2015 ve 07/04/2015 tarihli hakaret ve tehdit eylemlerinin olayların oluşumu ve gelişimi ile fiiller arasında geçen süre gözetildiğinde TCK'nın 43/1. maddesinin uygulanma koşulu olan aynı suç işleme kararından doğduğunun söylenemeyeceği anlaşılmakla, tebliğnamedeki sanığın 18/03/2015 ve 07/04/2015 tarihli eylemlerinin tek suç oluşturduğuna dair düşünceye katılınmayarak yapılan incelemede;
1- Sanık hakkında 18/03/2015 tarihli hakaret suçundan kurulan hükmün temyizinde;
Sanığa yükletilen 18/03/2015 tarihli hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
TCK'nın 53/1-b maddesinin, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı iptal kararı doğrultusunda infaz evresinde resen uygulanabileceği; sanığın 18.03.2015 tarihinde cezaevi 1. müdürü ile görüşme isteğine dair verdiği dilekçe nedeniyle kurum 2. müdürü ile görüşen sanığın kurum 2. müdürü ... ve olay yerinde bulunan infaz koruma memurları ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'a hakaret etmesi, sakinleşmesi için süngerli odaya alınan sanığın bir süre sonra el ve ayaklarındaki kelepçeleri açtığının anlaşılması üzerine sanığın olaya müdahale eden infaz koruma memurları ..., ..., ..., ..., ..., ... ve infaz koruma başmemuru ...'a hakaret etmesi biçiminde gerçekleştirdiği eylemlerinin bir suç işleme kararı kapsamında, birden çok katılana değişik zamanlarda hakaret suçunu oluşturması karşısında, sanık hakkında TCK'nın 43/2. maddesi uygulandıktan sonra TCK'nın 43/1. maddesinden ceza artırımına gidilmesi gerekirken, önce TCK'nın 43/1. maddesi uygulandıktan sonra TCK'nın 43/2. maddesi uygulanmış ise de, bu husus sonuca etkili olmadığından, bozma yapılamayacağı,
Anlaşıldığından sanık ... müdafisinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2- Sanık hakkında tehdit ve 07/04/2015 tarihli hakaret suçlarından kurulan hükümlerin temyizinde ise; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a) 07/04/2015 tarihinde, sanığın, 5 günlük kesinleşen hücre cezası nedeniyle odasından alınıp müşahede odasına götürülüğü sırada, kurum 1. müdürü ... ile infaz koruma başmemuru ...'a hakaret ettiği, sakinleşmesi istenen sanığın bu kez infaz koruma memurları ..., ..., ..., ...'a hakaret ettiği, bu suretle sanığın hakaret eylemlerinin hukuken bir bütün halinde tek bir hakaret fiilini oluşturduğu ve sanık hakkında verilecek cezanın birden fazla katılana yönelik olarak gerçekleştirilmesi nedeniyle sadece TCK'nın 43/2. maddesi uyarınca arttırılması gerekirken sanık hakkında kurum 1. müdürü, infaz koruma başmemuru ve infaz koruma memurlarına yönelik eylemlerinin birbirinden bağımsız hakaret suçlarını oluşturduğu kabul edilerek ayrı ayrı 3 kez cezalandırılmasına karar verildiği,
b) Sanığın 18/03/2015 ve 07/04/2015 tarihlerinde gerçekleştirdiği sair tehdit suçlarından eylemlerine uyan TCK'nın 106/1. maddesinin son cümlesi yerine, aynı Kanunun106/1-1. cümlesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi,
c) TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı doğrultusunda uygulanması zorunluluğu,
Kanuna aykırı ve sanık ... müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye farklı gerekçeyle uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 17/10/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy