MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanığın suçlamayı kabul etmeyip müştekileri tanımadığını savunması, müştekilerden ...’ın evini gözetleyen kişinin .... isimli şahıs olduğunu belirtmesi, diğer müştekinin ise eşgal bildirmesine karşın bir isim verememesi karşısında, müştekilerin evlerini gözetleyerek rahatsızlık veren şahsın sanık olup olmadığı hususunun belirlenmesi açısından, müştekilerin detaylı beyanları alınıp ayrıca teşhise yönelik bir işlem yapılarak karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Kabule göre de; sanığın müştekilere karşı farklı tarihlerde gerçekleştirdiği eylemleri nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının ya da mağdur sayısınca hüküm kurulması gerekip gerekmediği hususunun tartışmasız bırakılması,
Kanuna aykırı ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki isteme uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 01.02.2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.