MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hakaret
HÜKÜM: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın aşamalarda, polislerden birinin kendisine küfür etmesi üzerine hakarette bulundum şeklindeki savunması karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre TCK’nın 129. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
2- Sanığın eylemini, aleni sayılan sokakta ve birden fazla görevliye karşı bir suç işleme kararı kapsamında tek bir fiille gerçekleştirmesine karşın, TCK'nın 125/4 ve 43/2. maddelerinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
3- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 03.06.2008 tarih, 2008/2-149 Esas, 2008/163 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, engel mahkumiyeti bulunmayan sanık hakkında koşullu bir düşme nedenini oluşturan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun, diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, CMK’nın 231. maddesinin tartışılmaması,
Kanuna aykırı ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 26/02/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy