MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine,
1- Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olan 18,00 TL yargılama giderinin, CMK'nın 324/4. maddesi uyarınca Devlet Hazinesine yüklenmesine karar verilmesi gerekirken, sanıktan tahsiline karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ...'ın temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak, hüküm fıkrasından "18,00 TL yargılama masrafının sanıktan tahsili ile hazineye irat kaydına" ibaresi çıkarılarak yerine "18,00 TL yargılama giderinin hazine üzerinde bırakılmasına" ibarelerinin eklenmesi biçiminde HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2- Sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
16/01/2014 tarihli ilk hükümde, hakaret suçu yönünden denetim süresi içinde sanığın alkol tedavisi ile ilgili destek programına katılması yükümlülüğü ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu yönünden ise denetim süresi içinde sanığa yükümlülük yüklenmeksizin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararların itiraz edilmeksizin kesinleştiği, sanığın denetime uymadığı ihbarı üzerine dosyanın her iki suç yönünden ele alındığı, 16/10/2014 tarihinde her iki suç yönünden mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmakla; sanığın daha önce kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim yükümlülüğünü ihlalinden söz edilemeyeceği, bu nedenlerle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 20.06.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy