MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sanık ...'in ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 16/04/2018 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
(Karşı Oy)
Sanığın müştekilere hakaret ettiğinden bahisle kamu davası açılmış ve sanığın her iki katılana hakaretten ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmiş, dairemizce bu karar oy çokluğu ile onanmıştur.
Tüm dosya kapsamına göre sanık kadastro mahkemesinde duruşmaya girerken katılan ...'e ‘...’ diyerek hakaret etmiş, duruşma çıkışında da sanık ...'in yokluğunda yine ‘Allah belanı versin,... yalan söylüyor’ diye söylemesi üzerine katılan ...’in eşi ... sanığın yanına gitmiş konuşmaya başlamış bunun üzerine de ‘senin annen de Kerhane...su değil mi hepiniz o...larsınız’ diye hakaret etmiştir. Sanık ile katılanlar arasında kadastro mahkemesindeki dava nedeniyle husumet vardır. Sanık bu husumete dayalı olarak kadastro duruşması öncesi katılan ...’e hakaret etmiştir. Duruşmadan sonra ise yalan söylediği düşüncesiyle yine aynı husumetten dolayı katılan ...'e gıyabında hakaret etmesi üzerine ...’in eşi ... sanığın yanına giderek ‘niye eşine küfür ettiğini, etmemesi gerektiğini’ söylemesi üzerine bu sefer katılanın eşi ...’e hakaret etmiştir. Bu şekilde gerçekleşen olayda sanığın yenilenen kastından söz etmek mümkün değildir.
Aynı husumetten kaynaklanan, kasıt altında biri duruşma girişinde biri de duruşma çıkışında gerçekleşen eylemde mekanın aynı olması, her iki eylem arasında 1-2 saatlik zaman dilimi de olması göz önüne alınarak sanığın zincirleme suç hükümlerine göre TCK 125/1-4, 43/2 maddesi gereğince cezalandırılması yerine iki ayrı eylemden cezalandırılmasının kanuna aykırı olduğu düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy