MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçu ile korunan hukuki yarar kişi özgürlüğünün korunması ve bireyin, psikolojik ve ruhsal bakımdan rahatsız edilmemesi ve yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için, kanun metninde yazılı bulunan telefon etme, gürültü yapma ya da aynı maksatla, hukuka aykırı bir davranışta bulunulması eylemlerinin bir kez yapılmasının yeterli olmadığı, eylemlerin ısrarla tekrarlanması, süreklilik arz etmesi ve sırf kişilerin huzur ve sükûnunu bozma saiki ile işlenmesi gerekmektedir.
Sanık ile mağdurun dükkanının önünden geçerken yaklaşık bir ay süreyle değişik zamanlarda bakıştıkları ve 23.01.2014 günü saat 21:00 civarında sanığın kullandığı araçla mağdurun yanında iki kez durarak "iyi akşamlar" demesinden ibaret eyleminde; sanığın söz konusu eyleminin, sırf müştekinin huzur ve sükununu bozmak maksadıyla işlenip işlenmediği ve atılı suçun “ısrar” unsurunun olayda ne şekilde oluştuğu açıklanıp tartışılmadan, eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile mahkumiyet kararı verilmesi,
2-TCK’nın 51/3. maddesi gereğince, hapis cezası ertelenen sanık hakkında denetim süresi belirlenmemesi,
Kanuna aykırı, sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki isteme aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27/03/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy