MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hakaret
HÜKÜM: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği, suç tarihine göre;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
23.07.2010 ve 05.08.2010 tarihli tutanak ve müşteki polislerin ifadelerinden, sanığın alkollü olarak çevreye rahatsızlık vermesi nedeni ile getirildiği polis karakolunda sarf ettiği sözler ile Cumhurbaşkanı, Başbakan ve polis memurlarına yönelik hareketlerinin aynı yer ve zamanda, aynı suç işleme kararıyla, birbirini takip eden söz ve davranışlarla gerçekleşmesi nazara alındığında, hukuken bir bütün halinde tek bir hakaret fiilini oluşturduğu anlaşılmakla, tek fiille birden çok müştekiye karşı hakaret suçunu işleyen sanık hakkında TCK’nın 43/2. maddesinde düzenlenmiş bulunan aynı nev’iden fikri içtima hükümleri uyarınca tek ceza verilip, bu cezanın aynı Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca arttırılması gerekirken, UYAP'tan yapılan sorgulamada, sanığın Cumhurbaşkanına yönelik eylemlerinin ayrı, Başbakana yönelik eylemlerinin ayrı ve müşteki polis memurlarına yönelik eylemlerinin ise ayrı bağımsız hakaret suçunu oluşturduğu kabul edilerek ayrı ayrı üç cezaya hükmedildiğinin anlaşılması karşısında; temyiz kapsamı dışında kalan Cumhurbaşkanına yönelik hakaret suçundan verilen mahkumiyet kararının kesinleşmiş olması sebebiyle birleştirilmesi mümkün değil ise de, bu dava dosyalarının incelenmesi ve tüm kanıtların birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken hakaret suçundan iki kez hüküm kurularak fazla ceza tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 25/04/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.