MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hakaret
HÜKÜM: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
22/01/2013 tarihli hükümde sanığın katılanı suyunun kesilmesinden sorumlu tuttuğu için aradığı, katılanın sanığa “cevap vermemesi ve sarhoş demesi” nedeniyle haksız tahrik uygulanmasına karar verildiği, Dairemizin 29.06.2015 tarihli bozma ilamında 1412 sy. CMUK'nın 326/son maddesi gözetilmek suretiyle, sanık hakkında “hakaret suçuna ilişkin özel hüküm olan ve lehe düzenlemeler içeren TCK.nın 129. maddesi yerine, aynı Kanunun genel tahrike dair 29. maddesinin uygulanması” hususunun bozma nedeni yapıldığı, bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda verilen, temyize konu kararda ise; Yerel Mahkemece Yargıtay'ın bozma ilamını uyulmasına karar verildiği, katılanın sanığa “sarhoş” dediğine ilişkin kabul yönünden herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın, katılanın, sanığın suyunun kesilmesinden sorumlu tutulamayacağı için haksız eyleminin olmadığına karar verilerek, TCK'nın 129. maddesinde düzenlenen haksız tahrik uygulanmamasına karar verilerek eksik gerekçe ile hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve sanık ...'in temyiz nedenleri yerinde görülerek, tebliğnamedeki isteme uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken aleyhe temyiz olmadığından, 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 18.04.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.