MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-CMK'nın 231/11. maddesinde, sanığın “denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde mahkeme hükmü açıklar” şeklinde düzenlemeye yer verildiği, buna göre denetim süresi içinde yeni bir suç işlendiğinin ancak kesinleşmiş mahkumiyet hükmü ile belirlenebileceği, somut olayda sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından 16/12/2009 tarihinde verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın 11.01.2010 tarihinde kesinleşmesinden sonra, sanığın denetim süresi içinde, 29/06/2012 tarihinde işlediği “kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma” suçundan dolayı TCK'nın 191/1, 192/3, 62 ve 52/2 maddeleri uyarınca 3000 TL para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın 22/02/2013 tarihinde kesinleşmesi üzerine, hükmün açıklanması için ihbarda bulunulduğu, bunun üzerine mahkemece 08/01/2014 tarih 2013/229 Esas, 2014/6 sayılı karar ile CMK'nın 231/11. maddesi gereğince hüküm açıklanmış ise de, mahkemenin açıkladığı hüküm tarihinden sonra, 18/06/2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7. madde ile yapılan değişiklikler kapsamında, ihbar olunan hükümde uyarlama yargılamasının yapılıp yapılmadığı araştırılarak, yapılmış ise neticesine göre CMK'nın 231/5. maddesi gereğince sanık hakkında hukuki sonuç doğuran ve hükmün açıklanmasına esas oluşturan kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü niteliğinde bulunması halinde dosyanın yeniden ele alınıp hükmün açıklanmasına karar verilmesi zorunluluğu,
2-Sanığın direnme eylemini birden çok mağdura karşı işlediğinin anlaşılması karşısında TCK 43/2. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3- TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun, uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Kanuna aykırı, sanık ...’nın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki isteme aykırı olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 10/04/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.