MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre yapılan incelemede dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Olay tarihinde bir siyasi partinin İlçe Başkanlığı binasından hırsızlık olduğu ihbarı üzerine olay yerine giden polis ekibine, olay yerinde bulunan siyasi parti çalışanı sanığın, polis memurları ile aralarında siyasi partiye ait çalındığı iddiası olan eşya ile ilgili çıkan tartışma esnasında, “bundan sonra hadi bu binanın önünden geçebiliyorsanız geçin, geçerseniz sizi tarayacağız, öldüreceğiz” şeklindeki tehdit ifadesi ile sanığın müştekilerin hangi görevlerini yaptırmamak için direndiği açıklanmadan, TCK’nın 106. maddesinde düzenlenen tehdit suçunun unsurlarının oluşup oluşmadığı tartışılmadan, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
İddianamede uygulanması talep edilmediği halde, sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan hüküm kurulurken, CMK'nın 226. maddesi gereğince ek savunma hakkı tanınmadan, TCK'nın 265/3 ve 43/2-1. maddelerinin uygulanması ile fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı, sanık ...’ün temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 09/04/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy