MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
Sanığın olay tarihinde alkolmetreye üflediği zaman alkol oranının düşük çıkması için arkadaşından aldığı ayranı içmek istemesi üzerine görevli polis memurunun bunu engellemeye çalışması sırasında çıkan arbedede görevli polis memurunun yaralanması ve akabinde sanığın görünüşte alkollü olduğuna ilişkin adli rapor düzenlemek isteyen hekime karşı “Melendizliyim nasıl olsa dışarı çıkacaksın ben sana dışarıda gösteririm” şeklindeki tehdidinin bir bütün olarak zincirleme şekilde görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu ve TCK’nın 265/1, 43/2-1. maddelerinin uygulanması gerektiği halde suç vasfında yanılgıya düşülüp görevi yaptırmamak için direnme ve tehdit suçlarından ayrı ayrı mahkumiyet hükümleri kurulması,
Kabule göre de;
TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Kanuna aykırı, sanık ...’nun temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki isteme aykırı olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 09/04/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy