MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre ve sanığın gözaltında geçirdiği süreler CMK'nın 232/2-d maddesine aykırı olacak şekilde karar başlığında gösterilmemiş, hükümde de bu sürelerin mahsubuna karar verilirken uygulama kanun maddesi yazılmamış ise de, bu hususların mahallinde düzeltilebileceği ve infaz aşamasında resen dikkate alınabileceği kabul edilerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede ;
1-Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sanık ... müdafinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2-Hakaret suçundan kurulan hükmün temyizine gelince:
Hüküm kurulurken TCK'nın 125/4. maddesi uyarınca arttırım yapıldıktan sonra aynı Kanunun 43. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeyerek TCK'nın 61. maddesinin 4 ve 5. fıkralarındaki sıralamaya uyulmadan hüküm kurulmuş ise de, uygulamanın doğru yapılması halinde dahi netice cezanın aynı kalacak olması nedeniyle, sonuca etkili olmadığından, bu husus bozma sebebi yapılmamış, başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Hapis cezası ertelenen sanık hakkında TCK'nın 53/3. maddesine aykırı olacak şekilde, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerinin koşullu salıverme tarihine kadar kaldırılmasına karar verilmesi,
TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ... müdafiinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılıklar yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktaları tebliğnameye aykırı olarak “TCK’nın 53/1-b maddesinin uygulanması ile kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerinin koşullu salıverme tarihine kadar kaldırılmasına” ilişkin kısımların karardan çıkarılmak suretiyle HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.10.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy