MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hakaret
HÜKÜM: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın aşamalarda atılı suçları işlemediğini savunması, mağdurlar ... ve ...'ın sanığın yavşaklar, piçler şeklindeki şeklindeki sözlerini duymadıklarını belirtmeleri karşısında mağdur beyanları arasındaki çelişki giderilmeden ve hangi beyana hangi nedenle üstünlük tanındığı açıklanıp tartışılmadan, eksik kovuşturma ve yetersiz gerekçeyle hükümlülük kararı verilmesi,
2- Sanığın aşamalarda “Olay günü kardeşimi ziyarete gittim. Ziyaret bittikten sonra dışarı çıkarken infaz koruma memurlarından birisi içeride sigara içiyordu. Bende ismini hatırlamadığım infaz koruma memuruna "burada neden sigara içiyorsun, burası kapalı alan, sigara içmek yasak değil mi?, size içmek yasak değilde bize neden sigara içmek yasak." dedim. Ben sigara içen infaz koruma memurunun ismini sordum. Şikayet edeceğimi söyledim. İsmini vermediler, üstüme saldırdılar.” şeklindeki savunması karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre TCK’nın 129. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Kabule göre de;
a- TCK’da hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü hallerde öncelikle hapis ya da adli para cezasının neden seçildiği kanuni ve yeterli gerekçe gösterilerek açıklanıp daha sonra da alt ve üst sınırlar arasında kanuni ve yeterli gerekçe gösterilerek temel ceza belirlenmesi gerekirken, seçenekli yaptırım öngören hakaret suçu için sanık hakkında yeterli gerekçe gösterilmeden temel ceza olarak hapis cezası tercih edilmesi,
b- Sanığın adli sicil kaydında sabıkasının bulunmadığı gözetilmeden, yetersiz gerekçe ile CMK'nın 231'inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına ve TCK'nın 51. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
c- TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulama olanağının ortadan kalkmış olması,
Kanuna aykırı, sanık ...'ın temyiz nedenleri yerinde görülmekle tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 18/04/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.