MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, yaralama
HÜKÜMLER : Yaralama suçundan mahkumiyet, hakaret suçundan hüküm kurulmamış
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1) Sanık hakkında hakaret, yaralama ve tehdit suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasının Akhisar 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2011/666 esas numarasına kaydedildiği ve 03/02/2012 tarihli duruşmada hakaret suçundan açılan kamu davası tefrik edilerek sanık hakkında TCK'nın 109/2, 53, 86/2, 86/3-a, 53,54,106/1-1.cümle ve 53. maddeleri uyarınca yargılama yapılmak üzere görevsizlik kararı verildiği, Akhisar 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2012/126 esas numaralı dosyasında ise, verilen bu görevsizlik kararına istinaden yargılama yapıldığından, tefrik edilerek Akhisar 2. Sulh Ceza Mahkemesinin ayrı bir esas numarasına kaydedilmesine karar verilen hakaret suçundan hüküm kurulmamasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, hakaret suçundan temyiz yoluyla incelenecek hüküm bulunmaması nedeniyle, O Yer Cumhuriyet Savcısının hakaret suçuna ilişkin temyiz davası isteği hakkında, tebliğnameye aykırı olarak, KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2) Yaralama suçundan kurulan hükmün temyizinde ise;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Dosya kapsamından kardeş olan sanık ile mağdurun olay tarihinde hasta olan babalarının bakımı nedeniyle tartıştıklarının anlaşılması, sanığın aşamalardaki savunmalarında mağdurunda kendisini darp ettiğine dair anlatımı ve dosya içerisindeki olay tarihinde sanığın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığına dair doktor raporu karşısında; olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek, sanık hakkında TCK'nın 29. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun tartışılmaması,
Kabule göre ise;
a) TCK’da hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü hallerde, TCK'nın 61. maddesinde öngörülen ölçütlere göre somut olay irdelenip, anılan Kanunun 3. maddesindeki fiille orantılı ceza verilmesi ilkesi de gözetilerek, öncelikle seçenekli yaptırımlardan hangisinin seçildiğinin gösterilmesi, sonrasında da alt ve üst sınırlar arasında temel cezanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yeterli gerekçe gösterilmeden temel ceza olarak hapis cezası tercih edilmesi,
b) Mağdurun beyanında belirttiği zararının yaralanma olayı ile doğrudan bağlantılı olmaması karşısında; mağdura yaralanmasından dolayı zararı olup olmadığı sorulup, sonucuna göre diğer koşullarında mevcudiyeti halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıyla ilgili olarak bir karar verilmesi gerekirken, "müştekinin suçtan doğan maddi zararlarını gidermediğinden" şeklindeki gerekçeyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27/06/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy