MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kötü muamele
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Nüfus kaydına göre 2002 doğumlu olan, şikayet yönünden ifadesi alınamayan mağdurun, yaşı gereği şikâyet hakkını bizzat kullanamayacağından, bu hakkın kanuni temsilcisi tarafından kullanılmasının gerektiği, mağdurun velisi olan anne ve babasının aynı davada sanık olmaları nedeniyle mağdur ile aralarında menfaat çatışması bulunduğu gözetilerek, TMK'nın 426. maddesi uyarınca mağduru bu davada temsil edebilmesi bakımından bir kayyım tayin ettirilerek şikâyet ve katılma konusundaki beyanının alınmasından sonra mağdurun kamu davasına katılması konusunda bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeyle yazılı şekilde hükümlerin kurulması,
2- Sanıkların, çocuğu olup birlikte yaşadığı mağdura sokakta araç camlarını sildirme biçimindeki eyleminin TCK'nın 232/1. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanunun 232/2. maddesi uyarınca mahkûmiyet hükmü kurulması,
Kanuna aykırı ve sanıklar ... ve ...’ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 24/09/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.