MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Müstehcenlik
HÜKÜM : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-TCK'nın 226/3. maddesinin ilk cümlesinde, müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünlerin üretiminde çocukları, temsili çocuk görüntülerini veya çocuk gibi görünen kişileri kullanan kişilerin cezalandırılacağı düzenlenmiş, aynı Kanun maddesinin ikinci cümlesinde de, bu ürünleri ülkeye sokan, çoğaltan, satışa arz eden, satan, nakleden, depolayan, ihraç eden, bulunduran ya da başkalarının kullanımına sunan kişilerin mahkum olacakları belirtilmiştir. Görüleceği üzere Kanun koyucu, “üretim” fiillerini ayrı, “ülkeye sokma, çoğaltma, satışa arz etme, satma, nakletme, depolama, ihraç etme, bulundurma ya da başkalarının kullanımına sunma” eylemlerini ayrı düzenleyip farklı yaptırımlara tabi tutmuştur.
Elkonulan CD ve DVD'lerde 10-15 yaş arası kız çocuklarına ait (kim oldukları belirlenemeyen) müstehcen görüntülerin bulunduğu incelemeye konu olayda, sanığın, bu görüntüleri internet ortamında başka bir kullanıcı tarafından kendisine gönderildiği şeklindeki savunması ve bilirkişi raporunda bulunan görüntülerin, mağdur çocuklara ait olmadığına dair mağdur ve müşteki beyanları karşısında, sanığın, TCK'nın 226/3. maddesinin son cümlesi uyarınca cezalandırılması yerine, müstehcen görüntü üretiminde çocukları kullanmak suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeyip suç vasfında hataya düşülerek, aynı maddesinin ilk cümlesinden mahkumiyet kararı verilmesi,
2- TCK’nın 61. maddesindeki ölçütler ve aynı Kanunun 3. maddesindeki “fiilin ağırlığı ile orantılı ceza verilmesi ilkesi” çerçevesinde somut olay açıkça irdelenerek, temel cezanın saptanması gerektiği gözetilmeden, “işleniş şekli ve sanığın kastının yoğunluğu göz önüne alınarak” gibi maddedeki bazı ibarelerin tekrarlanması suretiyle, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak ve hakkaniyet ölçülerine uyulmayarak fazla belirlenmesi,
3- Sanığın tekrar mağdurelerden yeni çıplak görüntü istemesinin ve sanığın mağdure Dilana hitaben "bu pazar benimle sevişmezsen senin ve arkadaşın Dilan'ın çıplak resimlerini İnternet'te yayınlarım" şeklinde sözlerinin ayrıca şantaj suçunu oluşturduğu gözetilmeden yerinde olmayan gerekçeyle müstehcenlik suçunun unsuru olarak değerlendirilerek karar verilmemesi,
4- TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkması,
Kanuna aykırı ve sanık ...’in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki isteme uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 20/09/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy