MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kamu görevlileri veya sivil vatandaşa yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir. Somut olayda sanığın müştekilere söylediği kabul edilen "bırakın lan beni" şeklinde kaba hitap tarzı niteliğindeki sözlerin, müştekilerin onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden,sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi,
2- TCK'nın 265. maddesinde "görevi yaptırmamak için direnme" başlığıyla "seçenekli hareketli" ve "amaçlı bir fiil" olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemleri cezalandırılan suç tipinde; hareketin "cebir veya tehdit" şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceği öngörülmüştür.
Tehdit eylemi, kişinin ruh dinginliğini bozan, iç huzurunu, bilinç ve irade özgürlüğünü ihlal eden bir olgudur. Fiilin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli, yeterli ve uygun olması gerekir. Ayrıca tehdit içerdiği düşünülen sözlerin olay kapsamında hangi bağlamda kullanıldığının da değerlendirilmesi gerekir.
Mahkemece kabul edilen oluşa göre, sanığın araçta yüksek sesli müzik dinlemesi nedeniyle durdurulduğu sırada alkol aldığının da tespit edilmesi üzerine hakkında işlem yapılmak istenince sanığın, aynı gün alkollü araç kullanmaktan kendisine kesilen idari para cezasına ilişkin tutanakları müştekilere verdiği devamla bu tutanakları müşteki ...’in elinden almaya çalışırken de müştekilere hitaben “ben de rapora gitmiyorum, hadi bakalım ne yapacaksın, ne hakla burada tutuyorsunuz, sizi şikayet edeceğim, ben adliyede çalışıyorum, size bunun hesabını sorarım, bir günde kaç defa ceza yazılır, bunların hesabını vereceksiniz” demek suretiyle direndiğinden bahisle hakkında mahkûmiyet kararı verilmiş ise de, bu sözlerin Anayasal şikayet hakkını kullanacağını bildirme niteliğinde olduğu ve sonuç almaya elverişli, objektif olarak müştekiler üzerinde ciddi bir korku veya endişe doğuracak nitelikte bulunmaması ve idari para cezasına ilişkin tutanakların müştekinin elinden alınmasına yönelik eyleminin de görevi yaptırmamak için direnme suçunun unsuru olabilecek niteliğe sahip olmadığı gözetilmeden sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi,
3- Kabule göre de;
a- Seçimlik yaptırım öngören hakaret suçunda, hapis cezasının tercih edilme gerekçesinin belirtilmemesi,
b- Görevi yaptırmamak için direnme suçunun birden fazla görevliye karşı işlendiğinin kabul edilmesi karşısında, sanık hakkında TCK'nın 43/2. maddesinin uygulanmaması,
c- TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun, uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Kanuna aykırı, sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken aleyhe temyiz olmadığından, 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 20/06/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy