MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak,
1- Sanığın, bir adli olay nedeniyle kendisine müdahale eden polis memurlarının görevlerini engellemek amacıyla tehdit etmesi eyleminin bir bütün halinde TCK'nın 265/1, 43 maddelerinde düzenlenen suçu oluşturduğu, olay yerinde bulunmayan ve ifa etmekte olduğu bir görevi bulunmayan Cumhuriyet Savcısına yönelik tehdit içeren sözlerinin ayrıca tehdit suçunu oluşturacağı gözetilmeden, TCK'nın 265/2. maddesinin uygulanması,
2- Sanık hakkında aynı olay ve zamanda meydana gelen hakaret suçundan adli para cezası tercih edilmesine karşın, aynı gerekçelerle görevliye hakaret suçundan kurulan hükümde hapis cezası tercih edilerek çelişkiye yol açılması,
3-Görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükümde, TCK’nın 62/1 maddesi uyarınca indirim yapılırken hesap hatası neticesinde, sonuç cezanın 1 yıl 13 ay yerine 2 yıl 1 ay olarak fazla belirlenmesi,
4- TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hüküm, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ...’nun temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 26.06.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy