MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Tehdit, hakaret
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Sanığın, eşinin kimliği olmadığı halde, cezaevinde hükümlü olarak bulunan oğlu ile görüştürülmesi talebinin reddedilmesi üzerine, katılanlar ve müştekiye hitaben söylediği kabul edilen “...ben size gününüzü gösteririm" ve "Allahsızlar, size hesabını soracağım, hepinizi sinkaf ederim, hepinizi burdan sürdüreceğim” şeklindeki tehdit eylemlerinin, bütün halinde görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıyla tehdit suçundan mahkûmiyet kararı verilmesi,
2- Ceza infaz kurumu ziyaretçi kayıt kabul kısmında gerçekleştirilen hakaret eyleminde aleniyet unsurunun oluşmadığı gözetilmeden TCK'nın 125/4. maddesinin uygulanması,
3- Uygulamaya göre sonuç hapis cezasının, 1 yıl 2 ay 17 gün yerine, 1 yıl 4 ay 17 gün ay olarak fazla tayin edilmesi,
4- Seçimlik ceza öngören tehdit suçunda adli para cezası tercih edilmesine rağmen hakaret suçunda hapis cezası tercih edilerek hükümlerde gerekçesiz bir şekilde çelişki oluşturulması,
5- TCK'nın 53/1-b maddesinin, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile iptal edilmiş olması nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ...'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki isteme kısmen uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken, 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 11/09/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.