MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Göçmen kaçakçılığı
SUÇ TARİHLERİ: 08/09/2014 - 26/09/2014
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Sanık ... hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara karşı, yalnızca itiraz yolu açık ve dolayısıyla yapılan başvurunun bu doğrultuda değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığından, sanık ... müdafisinin temyiz davası isteği hakkında bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA,
2-Sanıklar ..., ..., ..., ... ile ... hakkında kurulan hükümlerin temyizinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe içeriğine göre ve hükmolunan cezanın süresi itibarıyla koşulları bulunmadığından sanık ... müdafisinin duruşmalı inceleme isteminin CMUK’nın 318. maddesi uyarınca REDDİNE karar verilerek yapılan incelemede;
Sanıklara yükletilen göçmen kaçakçılığı eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Farklı tarihlerde iki ayrı göçmen kaçakçılığı olayına karışan sanıklar ... ile ... hakkında, her iki eylem nedeniyle ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken zincirleme suç hükümleri uygulanarak eksik ceza tayin edilmiş, sanık ... hakkında belirlenen cezada TCK’nın 62. maddesi uyarınca indirim yapılırken netice hapis cezası 3 yıl 1 ay 15 gün yerine 3 yıl 1 ay 12 gün olarak belirlenmiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
TCK'nın 53/1-b maddesinin, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı iptal kararı doğrultusunda ve TCK’nın 53/1-c maddesinin Kanunda öngörülen biçimde infaz aşamasında resen gözetilebileceği,
Anlaşıldığından, sanıklar ..., ..., ..., ... ile ... müdafilerinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
3-Sanık ... hakkındaki mahkumiyet hükmü ile 34 PIS 75 plakalı aracın müsaderesine ilişkin kararın temyizinde;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a)Sanık ... müdafisinin, psikolojik rahatsızlığı nedeniyle müvekkilinin suç işleme kastı olmadığı yönündeki iddiası ile bu iddiayı doğrulayan ve temyiz dilekçesi ekinde sunulan 09/03/2015 tarihli sağlık kurul raporunda, sanıkta “bipolar bozukluk” olduğunun belirtilmiş olması karşısında, sanığın eylemini gerçekleştirdiği sırada TCK’nın 32. maddesi uyarınca “akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığı” konusunda yöntemince rapor alınarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b)Suçta kullanılması nedeniyle müsaderesine karar verilen 34 PIS 75 plakalı aracın kayden maliki olan ...’ın beyanının alınmasından ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesinden sonra bu kişinin iyiniyetli 3. kişi olup olmadığı yönünde bir değerlendirme yapılmadan yetersiz gerekçeyle müsadere kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık ... müdafisi ile malen sorumlu ... vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 06/03/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy