MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- TCK'nın 125/4. maddesinde ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin gerçekleşmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesi gerekmektedir.
Sanığın darp edildiği sokakta iken görevlilere yönelik söylediği ve 21/03/2013 tarihli saat 01:40 itibariyle düzenlenen tutanakta anlatılan sözlerinin hakaret içermemesi, katılanların ve tanıkların beyanlarından hastanede hakaret eyleminin gerçekleştiği sabit ise de, bu beyanlardan hakaret eyleminin tam olarak nerede gerçekleştiğinin anlaşılamaması karşısında, gerektiğinde katılanlar ve tanıklar yeniden dinlenilerek, eylemin gerçekleştiği yerin açıkça tespiti ve buna göre aleniyet ögesinin ne şekilde oluştuğu tartışılıp açıklanmadan, yetersiz ve dosya kapsamına aykırı gerekçeyle cezanın anılan Kanun maddesi gereğince artırılması,
2- Sanık hakkında tekerrüre esas alınan mahkûmiyet hükmünün, “kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak” suçuna ilişkin olması karşısında, bu suçu düzenleyen TCK'nın 191. maddesinde 18/06/2014 tarih ve 6545 sayılı Kanunun 68. maddesiyle yapılan değişiklik çerçevesinde sanık hakkındaki dayanak mahkûmiyet ilamıyla ilgili bir değerlendirme yapılıp yapılmadığı araştırılarak, tekerrüre esas alınmasını gerektirecek kasti suçtan mahkûmiyet niteliğinde olup olmadığının belirlenmesinde ve bunun sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık ...’ün temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki isteme uygun olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken aleyhe temyiz olmadığından, 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 25/09/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy