MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1- Özel güvenlik görevlisi olarak çalışabilmek için 5188 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca özel güvenlik eğitimini başarıyla tamamlamış olmak ve 11. maddesi uyarınca da Valilikten çalışma izni almak zorunlu olup, anılan Kanunun 23. maddesine göre özel güvenlik görevlisi mağdurların kendilerine karşı işlenen suç nedeniyle kamu görevlisi sayılabilmeleri için yukarıda açıklanan koşulları taşımaları gerektiği anlaşıldığından, mağdurlar ... ve ...’nın bu koşulları taşıyıp taşımadığının araştırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Sanığın hakaret eylemi yönünden, mağdurlar ... ve ...’ya karşı hangi sözleri ne şekilde söylediği açıklanıp tartışılmadan ve gerekçeye yansıtılmadan, sanık hakkında TCK’nın 43/2. maddesinin uygulanması,
3- Görevi yaptırmamak için direnme suçunun birden fazla görevliye karşı işlendiğinin kabul edilmesi karşısında, sanık hakkında TCK'nın 43/2. maddesinin uygulanmaması,
4- TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Kanuna aykırı, sanık ...’ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken aleyhe temyiz olmadığından, 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 12/09/2019 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Sanık hakkında görevli memura direnme ve hakaret suçlarından açılan kamu davası sonucunda Adana 17. Asliye Ceza Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmü sanık tarafından temyiz edilmiş, Dairemizce bu hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bozma gerekçelerine aynen iştirak etmek ile birlikte ayrıca hakaret suçu yönünden sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiği ve bu sebeple de kararın bozulması gerektiği düşüncesi ile karara iştirak etmiyorum. Şöyle ki;
Mağdur ... Erkayıra'nın beyanından da anlaşılacağı üzere mağdurun sanığın annesine iğne yaptığı ve sanık ile annesini gönderdiği sanığın daha sonra mağdurun yanına gelerek annesinin kolunda intraget unuttuğunu söyledi bunun üzerine mağdurun sanığa annesini getirmesini söyledi, sanığında annesinin rahatsız olduğunu ve yürüyemediğini dışarıda gelip iğneyi çıkartmasını istemesi üzerine çıkan tartışma neticesinde sanığın mağdura hakaret ettiği ve sanığın TCK'nın 125/3-a maddesi gereğince cezalandırıldığı görülmektedir. Olayın çıkış sebebine bakıldığında sanığın annesini hastaneye götürdüğü ve hastaneden çıktığında intragetin annesinin kolunda unutulmasını ve bunun çıkarmasını istemesi üzerine hakaret ettiği bu şekilde gelişen olayda mağdurun işinin gereğini düzgün yapmadığını ve sanığın bu haksız davranış üzerine hakaret ettiği anlaşıldığından sanık hakkında mağdur Dileğe karşı hakaret eyleminde TCK'nın 129/1. maddesinin uygulanması düşüncesi ile ayrıca bozma yapılması gerektiğinden bu yönüyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy