Hakaret suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/1, 125/4, 43, 62 ve 52 maddeleri uyarınca 2.320 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Ankara Batı 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/04/2016 tarihli ve 2016/102-335 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin merci Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 11/05/2016 tarihli ve 2016/813 değişik iş sayılı kararı ile, sanığın aynı müştekiye yönelik hakaret eylemi sebebiyle bu kez anılan Kanun'un 125/1-2 ve 52/2 maddeleri gereğince 1.800,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Ankara 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/05/2016 tarihli ve 2016/19-416 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30/06/2017 gün ve 2017/39192 sayılı istem yazısıyla dava dosyaları Daireye gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında “Dosya kapsamlarına göre, gerek iddianameler anlatımında, gerekse soruşturma ve kovuşturma aşamasında toplanan delillere göre sanığın katılana yönelik hakaret eylemini aynı suç işleme kararı kapsamında işlediği gibi, hakaret içerikli eylemlerin iş bu davaların iddianame kabul tarihlerinden önce olduğu, böylece hukuki kesinti gerçekleşmeksizin sanığın katılana karşı değişik zamanlarda hakaret suçunu işlemesi nedeniyle sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanarak bir kez cezalandırılmasının gerekmesi karşısında, Ankara Batı 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/102 esas sayılı dosyasının, Ankara 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/19 esas sayılı dosyası ile birleştirilerek bu dosya üzerinden yargılamanın yapılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, yazılı şekilde iki ayrı mahkumiyet hükmü kurulmasında isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
Hukuksal Değerlendirme;
5237 sayılı TCK’nın “Zincirleme Suç” başlıklı 43. maddesinin 1. fıkrasında; “Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır” şeklinde zincirleme suç tanımlanmış, ikinci fıkrasında ise; “Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır” denilmek suretiyle zincirleme suçtan farklı bir müessese olan, aynı nev’iden fikri içtima kuralı düzenlenmiştir.
Türk Ceza Kanunu sistematiğinde, kural olarak yasadaki suç tanımına uygun her bir netice ayrı bir suç oluşturmasına karşın, bu kuralın istisnaları olarak, TCK’nın “suçların içtimaı” bölümünde, 42, 43 ve 44. maddelerine yer verilmiştir. Aynı nev’iden fikri içtima halinde, fiil yani hareket hukuksal anlamda tektir ve bu fiille aynı suç birden fazla kişiye karşı işlenmektedir. Bu durumda hareket tek olduğu için, fail hakkında tek bir ceza verilecek, ancak bu ceza mağdur sayısı fazla olduğu için, TCK’nın 43/1. maddesine göre artırılacaktır. (Ceza Genel Kurulunun 05/06/2012 tarih ve 15/491-219 sayılı ilamı da bu doğrultudadır.)
İnceleme konusu somut olayda; sanığın, müştekiye karşı 18/10/2015 tarihinde işlediği hakaret eylemi nedeniyle Ankara Başsavcılığı'nca 22/12/2015 tarihinde iddianame düzenlendiği, Ankara 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 17/05/2016 tarih, 2016-19/416 E/K.sayılı ilamı ile mahkumiyet kararı verildiği, yine aynı sanık hakkında aynı müştekiye karşı 13/03/2015- 07/10/2015 tarihinde işlediği hakaret eylemleri nedeniyle Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığınca iddianame düzenlenip Ankara Batı 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nce 07/04/2016 tarih, 2016/102-335 E/K. sayılı ilamıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılması karar verildiği, her iki iddianameye konu eylemlerin, ilk iddianame tarihi olan 22/12/2015 tarihinden önce aynı suç işleme kararı kapsamında hukuki kesintiye neden olmayacak zaman aralığında gerçekleştirildiği, bu suretle TCK’nın 43/1. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanarak hüküm kurulması gerekirken, iki ayrı mahkumiyet hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğu belirlenmiştir.
Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, Kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
1-Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 11/05/2016 tarihli ve 2016/813 değişik iş ve Ankara 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/05/2016 tarihli ve 2016/19-416 sayılı kararlarının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2- Aynı Kanun maddesinin 4-a fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanarak her iki dosyanın birleştirilip eylemlerin bir bütün halinde zincirleme şekilde hakaret suçundan tek hüküm kurulmasına, dosyanın Yüksek Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 03/07/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.