MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
1- CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca daha önce açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması için açılan duruşmaya sanığı davet için çıkarılan ve Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre yapılan tebligatın, tebligatı sanığa haber verecek komşu, yönetici ya da kapıcı bilgisini barındırmaması nedeniyle usulsüz olduğu anlaşılmakla, anılan kanuni düzenlemelere uyulmadan sanığa yapılan tebligatın geçerli olmadığı ve bu suretle sanık savunması alınmadan hüküm açıklanarak savunma hakkının kısıtlanması,
2- Suç tarihinde TCK’nın 106/1-1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaşma kapsamında olmadığı ancak sanığın uzlaşmaya tabi olan 123/1. maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan cezalandırılması karşısında; TCK’nın 123/1. maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan uzlaşma hükümlerinin uygulanma zorunluluğunun meydana geldiği anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. maddeleri uyarınca uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık......'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak, başkaca yönleri incelenmeksizin, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 25/06/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy