MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Mağdur beyanları ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın atılı görevi yaptırmamak için direnme suçunu haciz işlemleri esnasında avukat ve icra memuru olan müştekilere karşı işlediğinin kabul edilmesi karşısında, sanık hakkında TCK’nın 265/2. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden eksik kovuşturma sonucu, TCK'nın 265/1. maddesi uyarınca yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Sanığın direnme eylemini birden fazla müştekiye yönelik gerçekleştirmesine karşın, TCK'nın 43/2. maddesi uygulanmaması,
3- Sanığın aşamalardaki savunmalarında, avukat olan müştekiye 600 TL ödeme yaptığını, daha sonra ...'ın isteği üzerine ...'e 2.900,00 TL ödeme yaptığını, müşteki avukatın iş yerine gelerek, ... isimli şahıstan parayı alıp kendisine ödeme yapmasını istemesi üzerine kendisinin de ... ile yüzleştirerek konuyu halletmesini istediğini söylemesine karşın ikametine hacze geldiğini beyan ettiğinin, ... isimli şahsa ödeme yapıldığına dair makbuzun da dosyaya ibraz edildiğinin anlaşılması karşısında; sanığın ...’ın bilgisi dahilinde ödeme yaptığını iddia ettiği ... ile ...’ın tanık sıfatıyla beyanlarının alınarak olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre direnme suçu yönünden TCK’nın 29, hakaret suçu yönünden ise anılan Kanun'un 129. maddelerinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
4- TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesi'nin, 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla, iptal edilmiş olması nedeniyle, uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki isteme aykırı olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 16/09/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy