MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu ile korunan hukuki yarar kişi özgürlüğünün korunması ve bireyin, psikolojik ve ruhsal bakımdan rahatsız edilmemesi ve yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için, kanunun metninde yazılı bulunan telefon etme gürültü yapma ya da aynı maksatla hukuka aykırı bir davranışta bulunulması eylemlerinin bir kez yapılmasının yeterli olmadığı, eylemlerin ısrarla tekrarlanması, süreklilik arz etmesi ve sırf kişilerin huzur ve sükununu bozma saiki ile işlenmesi gerekmektedir.
Somut olay kapsamında, sanığın, dolmuş durağında bekleyen katılana el kol hareketiyle gel gel işareti yapması, dolmuşa binen katılanı takip ederek katılan ...’ın indiği durakta inmesi ve onu takip etmesi şeklindeki eylemlerinin TCK’nın 105/1 maddesine uyan cinsel taciz suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek, sırf huzur ve sükûnunu bozmak özel kastıyla işlenebilen, kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçundan hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
a) Sanık hakkında uzlaştırma kapsamında olmayan cinsel saldırı suçundan kamu dava açıldığı, bu nedenle soruşturma aşamasında yapılan uzlaşma teklifinin geçersiz olduğu, cinsel saldırı suçuna dair suç vasfı değiştiğinden bahisle uzlaşma kapsamında olan TCK'nın 123/1. maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan hüküm kurulmuş olması karşısında, mahkumiyet kararı verilen bu suç yönünden uzlaştırma işlemi yapılması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Hükmün 2. fıkrasında TCK'nın 50/1-a maddesinin yazılmamış olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 24/09/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy