MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
Sanığa yükletilen kişilerin huzur ve sükununu bozma eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
Sanık hakkında daha önce kurulan mahkûmiyet hükmünün adli para cezası olması ve bu hükmün sanık tarafından temyizi üzerine bozulması karşısında, CMUK'nın 326/son maddesi gereğince, "cezayı aleyhe değiştirme yasağı" gözetilmeden hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve sanık ...’ın temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, tebliğnamedeki isteme kısmen uygun olarak, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi de gözetilerek ‘’sanığın neticeten 6.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, TCK-52/4. maddesi uyarınca, sanığın ekonomik ve sosyal durumuna göre 1’er ay ara ile 8 eşit taksitle sanıktan tahsiline, ”ibaresinin eklenmesi biçiminde, HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25/06/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy