MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kişilerin huzur ve sükununu bozma, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
A- Hakaret eylemine ve yükletilen suça yönelik katılan ... vekilinin temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B- Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından kurulan hükümlerin temyizine gelince, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın, katılan ...’a söylediği “seninle özel görüşmeler yapalım, benimle çıkarmısın, seni seviyorum” şeklindeki sözlerin, TCK’nın 105/1 maddesine uyan cinsel taciz suçunu oluşturup oluşturmayacağı değerlendirilmeden, sırf özel kasıtla işlenebilen kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçundan hüküm kurulması,
2-Kabule göre de; sanığın kastının katılan ...'a yönelik olduğu ve dolayısıyla eylemin tek suç oluşturacağı gözetilmeden, TCK'nın 123. maddesinin her bir katılan açısından ayrı ayrı uygulanması,
Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri yerinde görülmekle tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 18/01/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy