MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, yapılan incelemede;
Şikayet tarihi itibariyle sanığın üzerine atılı suçun uzlaşmaya tabi olduğu, bu yönde gerekli işlemlerin de yapıldığı anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Ancak dosya kapsamına göre; katılanın 22/06/2008 tarihli olayı takiben sanık ... ve dosya kapsamı dışında kalan ...'dan şikayetçi olduğu, ...'ın savunması üzerine 16/06/2008 tarihinde Savcılıkça katılanın yeniden ifadesinin alındığı ve bu ifadesinde daha önceki ifadesine atıfta bulunduğu, bu ifadeye ilişkin ise dosya içerisinde herhangi bir belge bulunmadığı, buna göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararına ilişkin dosyanın tamamının bu dosya arasına alınması ve sanığın hukuki durumunun buna göre değerlendirilmesi gerekliliğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık ...'un temyiz iddiaları ile yerinde görüldüğünden, tebliğnameye kısmen uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 15/03/2017 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy