MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, tehdit, kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Suç tarihinde uzlaşma kapsamında olan ve uzlaşma kapsamında olan diğer suçlarla birlikte işlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu için taraflara usule uygun şekilde uzlaşma teklifinde bulunulması ve uzlaşma teklifinin kabul edilmemesi karşısında tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
A-Sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyizinde;
Sanığa yükletilen kişilerin huzur ve sükununu bozma eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu ögelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın Kanuni bağlamda uygulandığı,,
Anlaşıldığından, sanık ...’ın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye aykırı olarak, temyiz davasinin esastan reddiyle HÜKMÜN ONANMASINA,
B- Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyizinde;
Sanığa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu ögelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükümleri etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır. Ancak,
Sanık hakkında tehdit suçundan hüküm kurulurken kanun maddesinin “TCK’nın 106/1-2. cümle” olarak gösterilmesi gerekirken “TCK’nın 125/1” olarak hatalı gösterilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ...’ın temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, temyiz edilen kararların açıklanan noktası tebliğnameye uygun olarak, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddeleri uyarınca; sair tehdit suçundan kurulan hükümde uygulanan kanun maddesi olarak “TCK’nın 125/1.” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine TCK’nın 106/1-2. cümle” ibaresinin eklenmesi suretiyle HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
C- Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyizinde ise;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Hakaret suçuna ilişkin özel hüküm olan ve daha lehe düzenleme içeren TCK'nın 129/1. maddesi yerine, aynı Kanunun genel tahrike dair 29. maddesinin uygulanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki isteme uygun olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 22/10/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.