MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hükümlü veya tutuklunun kaçması
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın hükümlü olarak bulunduğu ceza infaz kurumunda, infaz koruma memuru olarak görev yapan katılanın yanına gelerek konuşmak istediğini söyledikten sonra, katılanı itekleyerek düşürmesi ve katılana tekme atarak kaçması şeklinde gerçekleşen eyleminin, olayın meydana geliş şekli, gelişimi, iddianamedeki anlatımı ve dosya içeriğine göre, bir bütün halinde TCK'nın 292/2. maddesinde belirtilen cebir kullanmak suretiyle hükümlünün kaçması suçunu oluşturduğu gözetilmeden, ayrıca TCK'nın 265/1. maddesi uygulanarak fazla ceza tayin edilmesi,
2- TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmiş olması,
Kanuna aykırı ve sanık ...'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki isteme uygun olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 18/09/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.