MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
TCK'nın 265. maddesinde "görevi yaptırmamak için direnme" başlığıyla "seçenekli hareketli" ve "amaçlı bir fiil" olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemleri cezalandırılan suç tipinde; hareketin icra vasıtalarının "cebir veya tehdit" şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alındığında, 20/07/2009 tarihli olay tutanağında sanığın içinde yer aldığı grubun polislere karakol içinde saldırdığı, müştekilerin hazırlık beyanında polisleri engellemeye çalıştığı şeklinde belirtilip, müşteki polislerin mahkeme beyanlarında olay tutanağını tekrar etmeleri karşısında, sanığın eyleminde direnme suçunda aranan cebir veya tehdit unsurları müştekilere açıklattırılıp, kanıtlara dayalı olarak tartışılıp gösterilmeden eksik inceleme ile sanık ...'ın diğer sanıklarla birlikte görevli polis memurları olan dört müştekiye kırık ayna parçalarını sallayarak biz yakınımıza işlem yaptırmayız, şahsı karakoldan alıp gideceğiz, bizi burda kimse tutamaz, bize karışanı yakarız şeklinde tehdit ve fiili saldırıda bulunduğuna ilişkin açık bir beyan ve delil olmadığı halde, mahkemece sanığın eylemi bu şekilde gerçekleştirdiği kabul edilmek suretiyle yetersiz gerekçe ile mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de;
Sanığın, görevi yaptırmamak için direnme eylemini, birden fazla kişiyle birlikte ve saldırıda kullanmaya elverişli silahtan sayılan kırık ayna parçaları sallamak suretiyle işlediği kabul edilmesine rağmen, hakkında TCK'nın 265/3. ve 265/4. maddesi uygulanmayarak eksiz ceza tayini,
Kanuna aykırı, sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmekle tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 17/09/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.