MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Görevi yaptırmamak için direnme suçu için kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığın cezaevinde hükümlü olarak kalmakta iken, başka bir koğuşa yeni gelen arkadaşını ziyaret etmek istediğini belirtip, İnfaz Koruma Memuru ... tarafından yasak olduğu belirtilerek isteğinin kabul edilmemesi üzerine, mahkemece sanığın müştekiye vurmaya çalışmak ve kilit fırlatmak sureti ile eylemini gerçekleştirdiğinin kabul edilmesi karşısında, sanığın eylemi ile engellenebilecek bir kamu görevi bulunmadığı, sanığın eylemlerinin kasten yaralama suçunu oluşturduğu gözetilmeden suçun niteliğinde yanılgı ile yazılı şekilde görevi yaptırmamak için direnme suçundan hüküm kurulması,
Kabule göre de;
a- TCK’nın 61. maddesindeki ölçütler ve aynı Kanunun 3. maddesindeki “fiilin ağırlığı ile orantılı ceza verilmesi ilkesi” çerçevesinde temel cezanın saptanması gerektiği gözetilmeden, temel ceza belirlenirken hakkaniyet ölçülerine uygun olmayan miktarda alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle fazla ceza tayini,
b- Sanığın, görevi yaptırmamak için direnme eylemini, saldırıda kullanmaya elverişli silahtan sayılan kapı kilidi fırlatmak suretiyle işlemesine rağmen, hakkında TCK'nın 265/4. maddesinin uygulanmaması,
2- Hakaret suçu için kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığın tüm savunmalarında atılı suçu işlemediğine ilişkin savunmasının aksine, tanık ...’un sonradan döndüğü soruşturma aşamasındaki soyut beyanı dışında, sanığın cezalandırılmasına yeter kuşkuyu aşan kesin delil bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında beraat yerine mahkûmiyet hükmü kurulması,
Kabule göre de;
TCK’nın 61. maddesindeki ölçütler ve aynı Kanunun 3. maddesindeki “fiilin ağırlığı ile orantılı ceza verilmesi ilkesi” çerçevesinde temel cezanın saptanması gerektiği gözetilmeden, temel ceza belirlenirken hakkaniyet ölçülerine uygun olmayan miktarda alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı, sanık ...’ın temyiz nedenleri yerinde görülmekle tebliğnameye aykırı olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 01/10/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.