MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Hakaret suçunun aleni olan yol üzerinde işlenmesine rağmen, TCK'nın 125/4. maddesi uygulanmamış ise de karşı temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
Sanık müdafiinin temyizi üzerine bozulmasına karar verilen 13/11/2012 tarihli ilk hükümde, TCK'nın 58. maddesinin uygulanmasına karar verilmediği halde, 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi hükmüne aykırı davranılmak suretiyle TCK'nın 58. maddesinin tatbiki,
Kanuna aykırı, sanık ... ve müdafiinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu husus yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi delaletiyle 1412 sayılı Kanunun 322. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak, “tekerrür hükümlerinin uygulamasına ilişkin kısmın çıkarılması” biçiminde HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17/04/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy