MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, trafik güvenliğini tehlikeye sokma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) TCK'nın 265. maddesinde "görevi yaptırmamak için direnme" başlığıyla, "seçenekli hareketli" ve "amaçlı bir fiil" olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı eylemleri cezalandırılan suç tipinde; hareketin icra vasıtalarının "cebir veya tehdit" şeklindeki davranışlarla işlenebileceği öngörülmüştür. Bu doğrultuda somut olay değerlendirildiğinde; sanığın katılan ve müştekilere hitaben söylediği kabul edilen “Benim vali savcı tanıdığım var, biz Ereğli çocuğuyuz, yaka numaranızı verin sizinle görüşeceğiz” biçimindeki sözlerin, olayın bütünü ve söylendiği ortam içinde değerlendirildiğinde, anayasal şikayet hakkının kullanılması iradesini ortaya koyan sözler olup, görevi yaptırmamak için direnme suçunun tehdit unsurunun olayda gerçekleşmediği gözetilmeden hükümlülük kararı verilmesi,
2) TCK'nın 3/1. maddesinde açıklanan "suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur" ilkesine uyulmadan ve aynı Kanunun 61. maddesindeki ölçütlere ne surette uyulduğu yönünde yeterli kanuni gerekçe gösterilmeden, güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracak şekilde 1.02 promil alkollü olarak araç kullandığı tespit edilen sanık hakkında almış olduğu alkol miktarı gözetilip hak ve nesafete uygun bir cezaya hükmedilmesi yerine, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan kurulan hükümde temel cezanın alt sınırdan, orantısız biçimde uzaklaşılmak suretiyle belirlenmesi,
3) Kabule göre de;
Sanığın, görevi yaptırmamak için direnme eylemini birden fazla görevliye yönelik gerçekleştirmesine karşın, TCK'nın 43/2. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki isteme aykırı olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 23/09/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy